Cumhurbaşkanı Erdoğan: Her şeyi yalan üzerine kurulu

Türkiye, 28 Mayıs’ta gerçekleşecek olan 2. Tur seçimlerine odaklanmışken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kanal D – CNN Türk ortak yayınında konuştu. Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan ve Hürriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Hande Fırat’ın konuğu olan Erdoğan gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, konuşmasında seçim zamanında sıkça gündeme gelen “Suriyeliler ve mültecilerin geri dönüş süreci ve sayıları” ile ilgili konuda Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Erdoğan kazanırsa 10 milyon mülteci daha gelecek” tarzındaki açıklamalarına tepki gösteren Erdoğan, “Bu adam yalancı. 10 geldi, 10 daha gelecek diyor. Şu anda bizdeki Suriyeli sığınmacı sayısı 3 milyon 388 bin. Bunlara kalırsa 10 milyon var, 10 milyon daha gelecek. Niye bu kadar yalancısın?” dedi.

Daha sonra Kemal Kılıçdaroğlu ve Altılı masayı hedefine alan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Her şeyi yalan üzerine kurulu. şimdi billboardlar yapmışlar. Suriyeler dö-ne-cek diyor. Araya da tire koymuş. Niye tire koymuş? Yapamayacağı için. HDP desteğini çekerse şaşmayın. Bizim aldığımız geri dönüşler farklı. Tepedekilerle taban aynı düşünüyor diye bir şey yok. Özdağ, ‘5,2 Oğan’ın gittiği yoldan gitmez’ diyor. Kendisi için aynı şeyi söylemiyor. Zafer Partisi’nin aldığı oy 2.2. Bu 2.2 senin yolunda gidecek mi?

“ALİ KIRAN BAŞ KESEN MİSİN SEN?”

Bunların kendi arasındaki görüşmelerde, Kılıçdaroğlu aba altında sopayı göstermişler demek ki. Terör örgütleriyle pazarlık yaparsan, iradeni ipotek altına böyle alırlar. Selo’yu çıkaralım istiyorsanız, bize oy vereceksiniz? Sen kimsin ki yargının verdiği karara böyle bir şey diyorsun? Biz Anayasa devletiyiz. Bu Anayasa’yı tanımamaktır. Bu hukuka müdahaledir. Kılıçdaroğlu’nun hukuku siyasallaştırdığının da göstergesidir. Taksim Gezi olaylarının baş aktörlerinden de bir tanesini de serbest bırakacağım diyor. Ali kıran baş kesen misin sen? Nasıl böyle bir şey söyleyebiliyorsun?

Numan Bey açıkladı. Böyle bir talebi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu 3 bakanlık teklifi yapmış. Numan Bey’e ‘AFAD gibi bir bakanlık veya İçişleri Bakanlığı verilirse, bunun yanında terörle mücadelede atılması gereken adımlar atılırsa, destek veririm’ demiş. Numan Bey de kendisine, ‘Cumhurbaşkanımız böyle şeylere kapalı’ demiş. Biz kesinlikle pazarlık siyaseti yapmayız. İçişleri Bakanlığı talebi oldu. Numan Bey de ‘Cumhurbaşkanımız kabul etmez’ dedi. Böylelikle bağ koptu.

Pazar gününden sonra dananın kuyruğu kopacak. Tabanı bunun hesabını soracak. İttifak içinde de bazı kopuşlar olacak. Ben diyorum ki, biz bu vatanı böldürtmeyeceğiz. Türk dünyasına yaklaşımda da Sinan Bey ile bunları paylaşıyoruz. Terörle mücadelede bizim attığımız adımları kendisi de paylaşıyor. Türklük dünyasıyla olan münasebetler de bizim en önemli hassasiyetimizden. Türk Devletleri Teşkilatı’nı kurduk. Mülteciler konusu. Mülteciler konusunda da şunu söyledik, ‘Suriye’nin kuzeyinde briket evler planımız var.

“SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİN GERİ DÖNECEĞİNE İNANIYORUM”

Bu briket evleri STK’lar vasıtasıyla kuruyoruz. Katar’ın verdiği destekle de 1 milyon Suriyeli iskan edebileceğimiz adım atıldı.’ 1 seneyi bulabilir bitmesi. Bu projeyi görenin, ‘ben gitmeyeceğim’ demesi mümkün değil. Türkiye-Rusya-İran ve Suriye ile 4’lü görüşmeler yapıyor. Bu 4’lü görüşmelerle, Suriyeli kardeşlerimizin kendi topraklarına döneceğine inanıyorum. Briket evler gerçekten cezbedici. 600 bine yakın sığınmacı döndü. Terörle mücadelede başarılı oldukça, Suriye ile normalleştikçe bu sayı artacak. Katar da sağ olsun destek veriyor.

Sinan Bey’in bize katılımdaki farklılık herhangi bir pazarlık vs değil. Sinan Bey, yarın akşam diğer akşam bazı televizyon programlarına çıkacak. Yarın da Mevlüt Bey ile bazı ziyaretler yapacak Antalya’da. Cumhur İttifakı’nın elemanı gibi çalışmalara başlamış durumda. Bu önemli gelişme. Taban Antalya’da bunu gördüğünde farklı bir yaklaşımla değerlendirme yapacaktır. Sinan Bey’in televizyon programları yapması da bazı istifhamları ortadan kaldıracaktır. 5.2 olabilir, fazla olabilir, eksik olabilir. Önemli olan ortaya çıkan sinerjiyi değerlendirmektir. Sinan Oğan bir gerçek. Daha sonra bizle hareket etme kararı almıştır. Pazarlık olmadı. Benim yapımda böyle bir şey söz konusu değil. Bu Kılıçdaroğlu’nun yaklaşımı. Malum toplamı 1 puan etmeyen partilere 40 vekillik verdi.

“NEYİ BAŞARDIYSAK CHP’YE RAĞMEN BAŞARDIK”

Bu manşetleri kimler attı bilmiyorum. Türkiye’de parlamentoda kadın sayısını artıran parti, AK Parti’dir. En geç bayan milletvekilleri bizim. En genci 24 yaşında, iki fakülte mezunu. Teşkilatın kademelerinden gelmiş bir kızımız. Bunlar gençlerin temsilcisi konumunda olacak. Kadına şiddeti kesinlikle reddeden bir partiyiz. Kadına şiddet bizim inancımızda kesinlikle yasaklanmıştır. Böyle bir şeyi düşünmek mümkün değil. Dolayısıyla AK Parti’de de böyle bir şeyi düşünmek mümkün değil. Kadınlarımız toplumun yarısı. Böyle olduğu için kadınlarımızın da parlamentoda temsil edilmesi gerekiyor. Biz neyi başardıysak, CHP’ye rağmen başardık. Onların kadınlarla ilgili söylemlerine bakmayın, samimi değiller.

“KIZLARIMIZIN BAŞÖRTÜSÜNÜ ÇIKARIP ALIYORLARDI”

Kılıçdaroğlu, biz başörtüsünü özgürlük düzenlemesini hayata geçirdiğimizde AYM’ye koştu. Şimdi inkar ediyor. Yardımcısı konumunda olan bayan, üniversite kapılarında kızlarımızın başörtüsünü çıkarıp alıyorlardı. O odalara da ikna odaları diyorlardı. İkna odaların müseccel kurucusu o. Kızlarımız ne çileler çekti? Ben kendi kızlarımda bu sıkıntıyı yaşadım? İmam hatipli olmasına rağmen yaşadım. Arkadaşımın yanına gönderdim. İçeri almıyorlardı. Bunlar hep aynı zihniyet. Değişen hiçbir şey yok. Bunlar hep aynı tekerlemeler? Bu kızlar mezun oluyor. Kimisi doktor, kimisi mühendis, kimisi hukukçu. Hepsinin önü açıldı. Bizim partimizde hepsi var. Kadına şiddettin yok olma noktasına bizim dönemimizde geldi. Yapamazlar, ümüğünü sıkarız. 94’te belediye başkanı olduğumdan beri otobüslerde trenlerde her yerde, ‘Başörtülü olanları trenden atacaklar’ dendi. Bunları hep yaşadık.”

patronlardunyasi.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*