Elazığ Bakkallar Ve Tekel Bayileri Oda Başkanı Top: Vatandaş market raflarına bakmakla yetiniyor

Elazığ Bakkallar ve Tekel Bayileri Oda Başkanı Cebrail Top, bugün yaptığı açıklamada, marketlerdeki tekelleşmeyi ve ürünlerdeki tedarik sıkıntısını eleştirdi. Cebrail Top, “Son günlerde kriz üstüne kriz içine giriyoruz. Yağ krizi, pirinç krizi, bulgur krizi… Bugün de bu son bir ay içerisinde, iki ay içerisinde şeker krizi var. Şekerde olan krizi söyle anlatmak istiyorum. İlimizde bir şeker fabrika var. Şu anda depolarında inanın tonlarca, ilimizde şeker ihtiyacını karşılayacak şekerimiz var. Yani 2 yıl, 3 yıl belki şeker ihtiyacını karşılayacak. Ama bu iş karaborsaya düşmüş, niye düşmüş? Türkiye genelinde şeker fabrikalarını özelleştirdiler. Biz, bu özelleştirmelere karşıydık” diye konuştu.

‘Yıkımlar devam ediyor’

Cebrail Top, şunları söyledi:

“Evet, zor bir süreçten geçiyoruz. Tabii ülkemiz de zor bir süreçten geçiyor ama ilimiz daha zor bir süreçten geçiyor. İlimizde hem pandemi hem de deprem vardı. Bildiğiniz gibi yıkımlar devam ediyor. Halen daha şehrin yüzde 40’ı, yüzde 50’si yıkılıyor. Şehrin sokaklarında yıkımlar inanın 15-20 gün sürüyor. Orada esnafların ticari kayıpları oluyor. Ne zamana kadar gidecek bilmiyoruz. Bunun yanı sıra sizin de bildiğiniz gibi ekonomik kriz meydana geldi. Bu ekonomik krizin sebeplerinden biri tabii ki dünyada olan krizin etkileri. Dünya genelinde olan bu krizin etkileri var, yok değil, bunu kabul ediyoruz. İşte akaryakıttı, elektrikti, maliyedir, vergiydi, SSK ve BAĞ-KUR gibi, dövizdeki dalgalanmalar gibi etmenler etkiledi.

‘Fahiş fiyatlarla ilgili ciddi denetimler yapılsın’

Ancak ürünlere bakıyorsunuz ki ‘beşi bir yerde’ bu ‘üç harfli cinler’ vatandaşımızı hala daha aldatmaya, hala daha çarpmaya devam ediyor. Türkiye genelinde hiç görülmemiş bir şey; beşinin aynı SMS yoluyla birbiri ile mesajlaşarak aynı ürünün aynı raf fiyatlarına şahit olduk. Bizim Ticaret Bakanlığı’mız bunu tespit etti. ‘Beşi bir yerde’ derken ulusal zincir marketlerden bahsediyorum. Bunlar eskiden birbirilerine rakiplerdi aynı sokakta, bizim mahallemizde de bölgemizde de ilimizde de belki sizler de şahit olmuşsunuzdur. Hangi mahalleye hangi sokakta veya o ana arterlerde işletmeleri kurdukları zaman bunlar, biri sağında, biri solunda, biri karşılarında olurdu. Ama şimdi onun için dedim, ‘beşi bir yerde’ oldu bunlar. Şu an beşi bir yerde hareket ediyorlar ve fahiş de cezalar yediler. Bu cezaları ben onlara yetersiz görüyorum. Bunlar kapatmaya kadar gitsinler diyorum. Bunlar vatandaşımızın kanını emiyorlar; vatandaşımızın canından, rızkından çala çala çocuğunun rızkından yiyorlar çünkü. Buna biz de şahit olduk. Ayçiçeği yağında yaptılar, unda yaptılar şimdi de şekerde yapıyorlar aynı şeyi. Bu fahiş fiyatlarla ilgili ciddi denetimlerin olması lazım.

‘Vatandaşımız sadece market raflarına bakmakla yetiniyor’

Şunu belirtmek istiyorum; bizim yerel esnafımız bunu yapmıyor. Sizlerin de bildiği gibi şu an bizim esnaflarımız satmadığı için rafında fiyatların ne olduğunu da bilmiyor. Vatandaşımız da şu anda gerçekten çok zor durumda. Biz, vatandaşın haklarını korumayı ve söylemeyi burada kendimize bir borç biliriz, mükellef hissederiz. Çünkü şu an vatandaşımız inanın sadece market raflarına bakmakla yetiniyor. Bugün bir kilogram domates 20-30 TL olmuş, biber bilmem kaç lira olmuş, patlıcan bilmem kaç lira olmuş. Ayçiçeği yağına kadar şu anda sıkıntı çekiyoruz. Yani biz, devletimizden gerçekten denetimler istiyoruz. Özellikle bizler, yıllardan beri bu camianın içerisindeyiz, yıllardan beri bu sektörün içerisindeyiz, böyle krizler görmedik. Tabii ki böyle ekonomik krizler oldu. Biz bunu 3 günde, 5 günde, 15 günde atlattık. Ama esnafımızın da bizlerin de umudu yok, çünkü önümüzü göremiyoruz. Bu konuda yetkililere sesleniyorum. Özellikle bu konuda ciddi adımlar atılsın. Özellikle ulusal market zincirleri üzerinde ne gerekiyorsa yapılsın.

‘Şeker fabrikasında tonlarca şeker var’

Son günlerde kriz üstüne kriz içine giriyoruz. Yağ krizi, pirinç krizi, bulgur krizi… Bugün de bu son bir ay içerisinde, iki ay içerisinde şeker krizi var. Şekerde olan krizi söyle anlatmak istiyorum. İlimizde bir şeker fabrika fabrikası var. Şu anda depolarında inanın tonlarca, ilimizde şeker ihtiyacını karşılayacak şekerimiz var. Yani iki yıl, üç yıl belki şeker ihtiyacını karşılayacak. Ama bu iş karaborsaya düşmüş. Niye düşmüş? Türkiye genelinde şeker fabrikalarını özelleştirdiler. Biz, bu özelleştirmelere karşıydık. Dün de karşıydık bugün de karşıyız. Şu anda ilimizdeki şeker fabrikası özelleşmedi. Ama neyi özelleştirdiler? Pazarlamasını özelleştirdiler. Böyle bir şey var mı? Devlet, ürettiği şekerin satışını, pazarlamasını ‘al sen götür’ dedi. Sat, özelleştir; Ankara’da paketlet 3 kilo, 5 kilo, 1 kilo. Tekrar getir Elazığ’a sat. Şu an Elazığ’da şeker gelmiyor, şu an şeker karaborsa. Devletin belirlediği torba 397 liraydı, 550 liraya çıktı. Bugün de piyasada şeker 700-800 liraya, bin liraya çıkmış. Şu an vatandaşımız şekere bile ulaşamıyor. Bu aziz mübarek günde, bu ramazanda biliyorsunuz bizim ilimiz badem şekersiz olmaz. Biz şekeri, tatlıyı seven bir ilin vatandaşıyız.

‘Esnafın rafında şeker yok’

Bugün esnafımızın raflarında şeker yok. Vatandaşımız bize de bu konuda gelip diyor ki ‘Ben 8 tane market gezdim, bakkal gezdim, esnaf gezdim; ben evime şeker alamıyorum. Bunun sebebi nedir?’ Hükümetimizin bugün yanlıştan, bu pazarlama yönteminden geri adım atması lazım. Eskiden olduğu gibi ilimizdeki şeker fabrikamızdan şekeri vatandaşımız, esnafımız alsın; ihtiyacı varsa alsın, satsın. Biz devletten alalım. Niye biz komisyoncuya, aracıya kazandırıyoruz? Şu anda esnafımız 3-5 komisyoncuya ulaşıp da şekeri ulaşıyorlar. Şu anda şekerde karaborsaya düştüğü için, şu an vatandaşımız çok fahiş fiyatta devletten şekeri alıyor, istediği miktarda bile ulaşamıyor. Bu konuda da ilimizin milletvekillerinden, belediye başkanımızdan, sivil toplum örgütlerinden, herkesten bu konuda bize destek olmalarını istiyoruz. Bizim sesimize ses olmalarını istiyoruz”

Related Posts

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.