Ramazan’da her gün pide tüketilmemeli

Ramazan ayı, beslenme düzeninin değiştiği ve açlık süresinin arttığı bir dönemdir. Ramazan ayı boyunca yeterli ve dengeli beslenerek kilo yönetiminin de kontrol edilebileceğinin altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “İftar sofralarının vazgeçilmezi olan pide tüketimi önemli. Ramazan ayı boyunca haftada en fazla 3-4 gün pide tüketilmeli ve miktarı avuç içi ölçüsünü aşmamalı. 1 avuç içi büyüklüğündeki pide 1 dilim ekmek ve 1 tatlı kaşığı yağ içeriyor. Ramazan döneminde elbette pide tüketilebilir ama miktara dikkat edilmeli” açıklamasında bulundu.

 

Ramazan ayında sahur menülerinin her zaman daha hafif, besleyici ve protein içerikli olması gerektiğini vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Yumurta, peynir, tuzsuz zeytin, tam buğday ekmeği ve meyve sahurda tüketilebilir.  Alternatif olarak yulaf, yoğurt, süt ve ceviz karışımı da yapılabilir. İftarda ise hafif bir başlangıç yapılmalı ve sindirim problemi yaşamamak için yemekler yavaş tüketilmeli. Hafif bir başlangıç için çorba veya 1 dilim tam buğday ekmeği ile peynir, zeytin tüketilebilir. 15-20 dakika sonra ise ana yemek tüketilebilir. Ana yemeklere geldiğimizde ise protein içeren et, tavuk, balık, baklagil ya da etli sebze yemeği gibi seçenekler kullanılabilir. Bu seçenekleri kullanırken en önemli nokta ana yemeklerin yağ içeriği olacaktır. Yağ miktarı fazla kullanılan yemeklerde daha zor sindirim gerçekleşebilir ve bunlar kilo artışına sebep olabilir. Baklagiller, sebze, çorba gibi tencere yemeklerinde kullanılacak yağ miktarı 2-3 yemek kaşığını geçmemelidir. Yağ olarak zeytinyağı kullanımı tercih edilmelidir. Et, tavuk, balık gibi içeriğinde yağ bulunan besinler ise pişirilirken yağ eklenmemeli kendi yağında pişirilmelidir” dedi.

 

Mevsim salata tüketimi kabızlığı engelliyor

İftar sofralarında olmazsa olmazın mevsim salatası olduğunu söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Mevsim salata vücudumuzun lif ihtiyacının büyük bir kısmını sağlar. Böylelikle kabızlık oluşumunu engeller ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur. Antioksidan oranı oldukça yüksek olan mevsim salata bağışıklık sistemimize katkı sağlarken, kalorisi düşük olduğu için kilo artışına engel olur. Posa içeriği sayesinde öğünleri fazla tüketmenizi de engelleyerek tokluk hissinin oluşumuna yardımcı olur. Aynı zamanda iftardan bir saat sonra 30-60 dakika arası yapılan orta aktiviteli yürüyüş, sindiriminizi kolaylaştırırken kilo artışını engeller ve kilonuzu korumanıza da yardımcı olur” şeklinde konuştu.

 

Ramazan’da tatlı tüketimi haftada bir ya da iki gün yapılmalı

Dengeli ve yeterli beslenme ve uzun süren açlık sonrasında mideye çok yüklenilmemesi gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, “Tatlı isteklerimizi azaltmak için iftardan 1,5- 2 saat sonra 1-2 porsiyon meyve ve tok tutan süt grubu ile bir ara öğün yapılmalıdır. Tatlı tüketim sıklığını haftada 1-2 gün ve 1 porsiyon güllaç gibi sütlü tatlı tüketerek dengelemeli. Bu sayede Ramazan ayında kilo artışını da engellemiş oluruz” dedi.

 

İftar ve sahurda su tüketimi en az 1- 1.5 litre olmalı

Su tüketiminin sahur ve iftarda en az 1-1,5 litre olması gerektiğini ifade eden Derya Eren, “Toplamda 2-3 litre arası su tüketilmeli. Bir besin kaynağı olan su, vücudumuz için önemli bir fizyolojik etkiye sahiptir. Susama hissinin çok artmasıyla ciddi halsizlik, yorgunluk oluşmaktadır. Özellikle yaz aylarında terle atılan suyu yerine koymak vücudun sıvı ve elektrolit dengesi için oldukça önemli. Çok terleyen biriyseniz vücudunuzun sıvı elektrolit dengesini sağlamak ve sindirimi de kolaylaştırmak için iftardan sonra sodyumu düşük 1 şişe sade maden suyu tüketebilirsiniz” şeklinde konuştu.

 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*